18 Mart 2009 Çarşamba

2009 adresim

Burada belirtmeyi unutmuşum. Son birkaç aydır, 4 arkadaş bloglarımızı birleştirme kararı aldık ve bir süredir benim de keyifle okuduğum mudkicker.com'dayım. Sizleri de beklerim.

JAM

11 Ocak 2009 Pazar

Deneme

Yazi denemesi

28 Ekim 2008 Salı

Wordpress

Son blogger kapanışının ardından, wordpress'e taşındım. Hazır yeni taşınmış ve yeni blog adresimi de blograzzi'ye kaydetmişken, yazılarıma yeni adresimde devam etmeyi uygun buldum. Blogumu RSS lerine eklemiş olanlar, wordpress adresimden beni takip etmeye devam edebilirler.

Wordpress adresim: jamct.wordpress.com. Umarım bundan sonra başka kapanmalar ile karşılaşmayız ve tekrar taşınmak durumunda kalmam.

Kalın Sağlıcakla,
JAM

15 Ekim 2008 Çarşamba

Teknosohbet.tv

Teknosohbet'ten ve Televidyon'dan daha önce de bahsetmiştim. Teknoloji ile ilgili takip edilecek en iyi yerli videolara bu portalda yer veriliyor (bence tabi).

Her ne kadar Teknosohbet son zamanlardaki programlarında teknolojik ürün tanıtımını iyice azaltmış olsa da, ya piyasaya son zamanlarda farklı ürün çıkmamasından ya da portal olarak çok konuya ayrıldıklarından tüm ürünleri kendileri denememelerinden, esprilerin kalitesi gittikçe artmakta...

Özellikle bu günkü programın reklamdan sonraki bölümünde gülmekten öldüm. Bir 10 dakika ayırıp izlemenizi tavsiye ederim.

Jam

23 Eylül 2008 Salı

Knut'un Bakıcısı...


Sabah gazetelere bakarken beni bir anda geçen seneye götüren bir haber ile karşılaştım. Berlin'de doğmuş olan ve belki de annesi ölmüş olduğu için herkesin ilgisini çekmiş olan Knut'un hayvanat bahçesindeki bakıcısı ölmüş.

Berlin'de olduğum dönem Knut'un en popüler dönemiydi belki de. Günde 2 saat insanların görebileceği yere çıkartılıyordu ve okul gruplarından büyük insanlara yüzlerce kişi Knut'u görmek, onun hediyelik eşyalarını almak için birbirleriyle yarışıyorlardı. Berlin'in tabloid gazetesi B.Z. her gün Knut ve bakıcısının resimlerini ana sayfadan yayınlıyordu. Hatta benim Knut'un varlığından haberdar olmam da gene bu gazete ve dev başlıklarından biri sayesinde olmuştu.

Gene aynı gazetenin bugünkü haberinde ise Thomas Dörflein'ın ölüm haberini okudum ve aklıma bakıcının geçen seneki elinde biberonla Knut'u beslediği, futbol topuyla Knut ile oynadığı fotoğraflar geldi..

Sağlıcakla,
JAM

21 Eylül 2008 Pazar

"Geleceğe Dönüş" Pazarı

"Your future hasn't been written yet. Your future is whatever you make it.
So make it a good one."

Kocaman bir pazar gününü noktalayan bu cümleler oldu. Hızlı bir cumartesi gecesinin ardından, kendimi halsiz hissettiğim bir günde, (gene) uzun zamandır izlemek istediğim Geleceğe Dönüş üçlemesini izleyebildim ve üçüncü filmin sonunda Doc'un bize verdiği ders buydu...

Üçlemeden biraz bahsedecek olursam, ufacıkken izlediğimde meğerse o kadar az şey anlıyormuşum ki filmden... Paralel evrenler vs, tüm ilginç konuları barındırıyormuş meğerse bizim çocukluk aşkımız film. Şimdi izleyince gözümdeki değeri daha da bir arttı.

1985 yapımı ilk filmi serinin en başarılısı olarak buldum. İkinci film konuyu devam ettiren, son film ise seriye güzel bir nokta koyuyor.

Daha önce hatırlamadığım şeylerden de bahsedecek olursak, seri günümüz serileri gibi beğenildiği için devamı çekilen filmlerden değil. Daha en baştan 3 filmde çekilmek üzere planlanmış. 2. ve 3. filmler önceki filmin kaldığı aynı noktadan hikayeye devam ediyorlar. Yani genç Marty McFly'ın birkaç haftalık bir hikayesini izliyoruz 1985-1990 yılları arasında çekilmiş bu üçlemede.

Eski zamanlardan güzel filmdi diye hatırlayanların mutlaka tekrar izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Şimdiye kadar izlememiş olanlar var ise zaten, kesinlikle bir fırsatını yakalayıp izlesinler. (İlk filmdeki re-run [tekrar gösterim] konusuna değinmek çok yerinde olur aslında ancak spoiler'ı minimumda tutmak için burada konuyu bırakıyorum.]

İyi Seyirler
JAM

19 Eylül 2008 Cuma

Samantha vs. Barney

Bugün evde olmanın avantajını kullanarak, sinemada izlemeye gerek duymadığım ama nasıl olduğunu da merak ettiğim Sex and the City'yi izleme fırsatı buldum ve bu güne kadar nasıl farkına varamadığıma şaşırdığım bir noktaya denk geldim.

How I Met Your Mother'ı şimdiye kadar hep Friends ile karşılaştırıyorduk. Ancak karakter benzerliği açısından Friends ile HIMYM'ın hiçbir alakası yoktu. Meğerse HIMYM karakterleri Sex and the City kızlarına çok benziyorlarmış. İlişki arayanı, çapkın olanı, sadık olanı...

Bu benzerlikleri bir yana bırakacak olursak, iki dizinin çapkınlarının hangisinin daha çapkın olduğu konusunda ise kesin bir karara varamadım. GoogleFight a göre Samantha kesin galip ama ben bunu Barney'e yediremediğim için, bu ikiliyi durduracak tek şey birbirleridir diyorum. Belki de çizgiromanlarda sıkça uygulanan farklı serinin karakterlerinin, dost serilere misafir olmasının dizilere gelmesinin zamanı gelmiştir. Tamam ünlü oyuncular konuk oyuncu olabiliyorlar dizilere ancak, Samantha Jones'un HIMYM a konuk olup Barney Stinson'u tavlaması hoş olmaz mıydı? (Tamam Samantha Barney için biraz fazla yaşlı ama gene de...)

Kalın Sağlıcakla
JAM